14 Haziran 2012 Perşembe

TOM WAİTS

 
Gözden kayboluşunu izlemek

Dün akşam düşümde seni gördüğümü düşledim
çayırın karşı yakasındaki pencereden üstünü değiştirirken izliyordum seni,
mor bir günbatımını kuşanırken sen sımsıkı örülmüş saçlarının üzerine çepeçevre,
tek bir gül, abanoz dalgalarını sararken saçlarının,
yatak odanın sarı aydınlığında salınırken sen,
havayı nemlendiriyordu
uzaklardaki yaralı bir kurdun iniltisi
ve toprak içiyordu damlayan suyunu çeşmenin.

Evin hülyalı ve solgun,
karanlık yaz gecesinin aleviyle yıkanıyordu,
derken aydınlandı ortalık birden, kapı açıldı
ve sarı bir kedi hızla fırladı ışıklı yoldan
dosdoğru bahçeye.

Kiraz ağacının baygın kokusu dolduruyordu havayı,
senin ışıltılı gülüşünü duydum ansızın,
iki mavi orkide,
biri saçında, diğeri belinde,
bir dizi parlak sarı karnaval feneri
gün ağarırken
ardında haleler bırakarak gölde uzaklaşıyordu.

Derken ezgiyi duydum, tango çalıyordu
ve sen siyah kavak ağacının gölgesinde dans ediyordun,
gözden kaybolana kadar seyrettim seni.



Watch Her Disappear .

5 yorum:

hily dedi ki...

Şarkılar böyle içten olsun diye o kızın o adamın gözlerinde kaybolması gerekiyordu değil mi? Ne kötü.. Mutlu sonlara inanmak kadar kötü.

Hektor dedi ki...

Kadın adama uzaktı. O kadar ki, çift katmanlı düşde görebiliyordu ancak.

hily dedi ki...

İsteseydi gerçekten isteseydi kadın adama yakın olurdu,korkaklık adamın yaptığı istese yanında tutardı.

ÇikolataHırsızı dedi ki...

Şarkılar zaten hep böyledir ; ya kız kaybolur karanlıkta ya da erkek saydamlaşır gün ışığında. Belkide buharlaşır ikiside güneşin sıcaklığında.

nini dedi ki...

postun üzerine yorumlarıda okuyunca yazacaklarım uçtu gitti aklımdan.
sadece etkilendim ve "evet" dedim