14 Ocak 2015 Çarşamba

RÜYAMDA 13 OCAK



Mahallenin alt sokaklarından birinde kim olduğunu bilmediğim çocuklarla gazoz kapaklarını vurma amacına dayalı bilya oyunu oynuyoruz. Bir süre sonra yine çocuk yaşlarda olan komşumuzun kızı gelip annemin doğum yaptığını haykırıyor. Hemen oyunu bırakıyorum ve birlikte eve doğru koşmaya başlıyoruz. Koşarken onun gözlerine odaklanıp ve düşmemek için büyük dikkat göstererek "kız mı, oğlan mı?" diye soruyorum. Eve doğru koşarak geldiğimiz halde kendimizi bisikletimizden inerken buluyoruz. Evin kalabalık, doğum yaptıran Ebenin de henüz gitmemiş olduğunu görüyorum. Ebe, beni de doğurtan bayan A. Annemi ve bebeği soruyorum. Gösteriyor. Yanına gidiyorum. Annemin kucağında yeni doğmuş kendi bebekliğimi görüyorum. O anda, doğumdan önce  yaşadığıma emin olmak için, birlikte geldiğimiz kıza biraz önce beni bilya oynarken görüp görmediğini soruyorum. Kız bana yanıt veremeden kendimi İlkokulumdaki sınıfımda buluyorum. Teneffüse çıktığımda bahçede ayrı bir binada bulunan tuvalete gidiyorum. Tuvaletin duvarlarında ortaokul öğretmenim hakkında yazılmış kötü amaçlı ve cinsel içerikli yazılar okuyorum. O sırada orada başka bir öğrencinin de olduğunu görüyorum. Dışarı çıktığımda Müdür Muavininin beni çağırdığını öğreniyorum. Sınıfa girmeden Muavinin odasına gidiyorum. Beni tuvalet duvarlarına öğretmenim hakkında kötü şeyler yazmakla suçlayarak dövmek istiyor. Tuvalet binasında bulunan diğer öğrencinin bana iftira attığını anlıyorum. Muavin, el parmaklarımı birleştirerek yukarı doğru çevirmemi söylüyor. Elindeki cetveli salayarak "bakalım bir daha yazacak mısın?" diyor. Ben haksızlık ettiğini, kendimi haksız yere dövdürmeyeceğimi söylüyor ve hızla odanın kapısına doğru koşuyor ve kapıyı açarak sınıfıma kaçıyorum. Sınıfta ilkokul öğretmenim olacağı halde karşımda Ortaokul öğretmenim Bayan M.G.'yi görüyorum. Ortaokul öğretmenimin orada ne işi olduğunu ve daha birbirimizi tanımadığımız halde beni nasıl bulduğunu merak eden gözlerle kendisine bakıyorum. Bana, ne olduğunu neden geç kaldığımı soruyor. Ben de kendisine olanları anlatıyorum. Bir hışımla sınıftan çıkıp, Muavinin odasına dalıyor. Çok geçmeden geldiğinde; "bir daha sana bir şey yapamaz ve dövmeye kalkışamaz" diyor ve ona; "benim en iyi öğrencime, bir daha kaba kuvvet uygular, dövmeye kalkar ve haksız yere suçlamada bulunursan, karın ve çocukların seni terk eder" dediğini söylüyor.  Sonra yanıma geliyor. Bu arada kendimi erişkin olarak görüyorum. Boynuma sarılıyor ve bekaretini bana verebileceğini fısıldadıktan sonra dudaklarımdan öpüyor. Çok güzel bir kadın olan öğretmenimin bu çıkışı karşısında şaşırıyor ve bütün sınıfın gözleri önünde, kendisinin benden yaşça çok büyük olduğunu, benim ileride de yanımda güzel bir kadın görmek isteyeceğimi, sonraki yıllarda bu farkın daha da belirginleşeceğini anlatmaya çalışacağım anda her zamanki gibi neyle uyanıyorum dersiniz?



Not: 13 Ocak, Mark Twain'e göre hayatımın iki önemli gününden biri, diğeri hakkında çeşitli rivayetler var ama henüz tam olarak anlayabilmiş değilim.
Kardeşinin doğumunun haber verilmesi, duvara yazı yazma suçlaması ve kendimi dövdürmeme olayı ile Muavinin odasından kaçıp sınıfa sığınmam ve Öğretmenimin, Muavinin odasına gidip hesap sorması Çocuk Hektor'un gündelik gerçeklik içinde yaşadığı olaylardır.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

neyle uyanıyorsun

Adsız dedi ki...

gerçek dışı olanlar arzuların mı

Hektor dedi ki...

Rüyada gerçek dışı diye bir şey yoktur. Gerçeküstü vardır. Gündelik gerçeklik içinde yaşıyor olduğumuz cinsellik te rüyaya girer. Rüyaların en önemli özelliğinden biri yer değiştirmelerdir. Arzu edilen nesne de yer değiştirebilir.

Bayan Palabıyık'ın mavlamasıyla uyanıyorum.