17 Mart 2012 Cumartesi

HEYKEL

        Memleketimizde antik çağ ve Bizans dönemi dışında pek rastlanmayan ve yaygın olmayan fakat Avrupa'nın bir çok kentini süsleyen renksiz, soğuk, sessiz, kokusuz ve tatsız heykeller; görünümleriyle, caddelere, meydanlara, müzelere, yapılara, ören yerlerine, parklara, bahçelere renk, sıcaklık, ses, koku ve tat verir ve tarihin 'ileri doğru yaşanıp geriye doğru okunduğunu' bize hatırlatırlar.



Heykel: Davut  (Michelangelo).

4 yorum:

Dayatılanla Yaşayan dedi ki...

günah sayılmasının rolü olmuş mudur burada yaygın olmamasının nedeni?

bazen en hiç hörünenler aslında en çok olanlardır heykeller gibi, duyumsattıkları gibi..

selinacar dedi ki...

Floransa'da Davut ile beraber bir fotoğrafımız bile var :) Şaka bir yana gerçekten Avrupa'da gittiğim kentler hep açıkhava müzesi tadındaydı.

Hektor dedi ki...

DY;

Kesinlikle dini etkiler yüzünden. Neredeyse, yirminci yüzyılın başına kadar heykelimiz de yok, heykelcimiz de. Heykellere de sıcak bakan bir toplum değiliz.

Hektor dedi ki...

Selinacar;

Davut'u yakından gördüğün ve belki de dokunduğun için çok şanslısın. Rönesansın başladığı o kentte, o havayı teneffüs ederek tarihi yeniden yaşıyor olmalı insan?