3 Mayıs 2013 Cuma

MİM



 

pe hito'dan bir "mim" ve yanıtları:

1. Eğer düğünün olsaydı, nasıl olacak olurdu?

    Çok zaman önce, zamanın büyük otellerinin birinin balo salonunda oldu.

2. Yolda giderken sevdiğin idole rastlasaydın ne olurdu?

    Bireysel olarak seçtiğim bir idolüm olmadı. Toplumcu zekaya sahip olan herkes idoldü benim için. Onlara kendilerinin de onaylayacağı zekice şeyler söylemek isterdim. Karşılaştıklarım oldu. Bunlardan biri, bir otobüs yolculuğunda karşılaştığım yakın zamanda kaybettiğimiz Demirtaş Ceyhun'du. Mola yerinde yanına yaklaşıp, (ilk okuduğum kitabı olan ve ününü yazdığı o kitaptan almayan ve belki de çoğunun hatırlamadığı) "siz 'Avşalı Çocuğun' yazarı değil misiniz?" demem hoşuna gitmiş ve ayak üstü kısa bir sohbetimiz olmuştu.

3. Bir dizi karakteri olsan hangisi olmak isterdin?

    Tarihte bilinen ilk başkaldırıya önderlik eden Spartacus ya da bir dönem tv'de dizi olarak da yayınlanan Sefiller'in Jean Valjean'ı olmak isterdim.

4. Hayatın bir senaryo olsaydı ve senaristi sen olsaydın nasıl bir senaryo yazardın?

    Yaşadıklarımı yazardım. Zaman içinde tercihen yapmadıklarımı da eklerdim.

5. Hep yaşamayı merak ettiğin, bir gün bu duyguyu tatmalıyım dediğin bir olay var mı?

    Biliçaltını (rüyalarımı) gündelik gerçeklikte yaşamak isterdim.

6. Eğer olanaklarını göz önünde bulundurmadan, hiçbir şeyi düşünmeden istediğin mesleği seçecek olsaydın bu ne olurdu?

    Devam etmediğim gazeteciliği, sürdürmediğim resim çalışmalarımı ve onlardan bağımsız tasarladığım bir filmi yönetmeyi isterdim.

7. Farklı bir nedende dünyaya gelecek olsaydın, kimin görünüşünde olmak isterdin?

    Kendi görünüşümü beğenirim. Bu yüzden görünüşünde olmak isteyebileceğim kimse yok. Fakat Bernard Shaw'un görünüşüne değil de zekasına sahip olmak isterdim.

8. Hayallerine konuk ettiğin prens/prenses nasıl birisi?

    Hayallerime konuk ettiğim bir prensesim yok.

9. Giyim tarzın?
    Modern klasik, fit, rahat, sade, öne çıkmayan ve kesinlikle uyumlu.

10. Seni en etkileyen dizi veya film sahnesi?

      Etkileyen film sahnesi çok olmuştur. İlk aklıma gelenler; 'Fransız Teğmenin Kadını' filminde Meryl Streep'in mendirek üzerinde yürürken geriye dönerek baktığı ve baş/detay kadrajı ile çekilmiş olan plan. O plandaki yüz ifadesi roman kadar anlamlıydı. Bir diğeri Hair filminin finalinde, Berger'in (Treat Williams)planlananın dışında Claude'un (John Savage) yerine nakliye uçağına bindirilip Vietnam'a gönderildiği sahne ile onu takip eden sahne. Hiroshima mon amour filminin ünlü "senin adın Hİ-RO-Şİ-MA, senin adın NE-VER" repliğinin geçtiği sahne. Ve yazmadığım bir çok güzel sahneler.

Teşekkür ederim.

2 yorum:

pe hito dedi ki...

Önce cevapladığın için çok teşekkür ediyorum.

Ve hayran kaldım; okuyorsun ve sanat değeri yüksek şeylerle ilgileniyorsun belli.

Yaşamak istediğin rüyaların, ben böyle bir şeye cesaret edemezsin çünkü rüyalarım kontrolsüz ama kontrol edebilseydim kesinlikle ben de isterdim
;)

Tekrar teşekkür ediyorum
Sevgilerimle
:)

Hektor dedi ki...

Ben teşekkür ederim sevgili pe hito çok cömertsin.