16 Ekim 2026 Cuma

EY ÖZGÜRLÜK

 



 



Okul defterime Sırama ağaçlara Kumlar karlar üstüne Yazarım adını. Okunmuş yapraklara Bembeyaz sayfalara Taş, kan, kâğıt veya kül Yazarım adını. Yaldızlı tasvirlere Toplara tüfeklere Kıralların tacına Yazarım adını. En güzel gecelere Günün ak ekmeğine Nişanlı mevsimlere Yazarım adını. Gök kırpıntılarıma Güneş küfü havuza Ay dirisi göllere Yazarım adını. Tarlalara ve ufka Kuşların kanadına Gölge değirmenine Yazarım adını. Fecrin her soluğuna Denize vapurlara Azgın dağın üstüne Yazarım adını. Bulutun yosununa Kasırganın terine Tatsız kaba yağmura Yazarım adını. Parlayan şekillere Renklerin çanlarına Fizik gerçek üstüne Yazarım adını. Uyanmış patikaya Serilip giden yola Hınca hınç meydanlara Yazarım adını. Yanan lâmba üstüne Sönen lâmba üstüne Birleşmiş evlerime Yazarım adını. İki parça meyvaya Odama ve aynaya Boş kabuk yatağıma Yazarım adını. Obur köpekçiğime Dimdik kulaklarına Acemi pençesine Yazarım adını. Kapımın eşiğine Kabıma, kacağıma İçimdeki aleve Yazarım adını. Camların oyununa Uyanık dudaklara Sükûtun ötesine Yazarım adını. Yıkılmış evlerime Sönmüş fenerlerime Derdimin duvarına Yazarım adını. Arzu duymaz yokluğa Çırçıplak yalnızlığa Ölüm basamağına Yazarım adını. Geri gelen sağlığa Kaybolan tehlikeye Hâtırasız ümide Yazarım adını. Bir tek sözün şevkiyle Dönüyorum hayata Senin için doğmuşum Seni haykırmaya

Paul Eluard 


15 Ekim 2026 Perşembe

ŞATTÜ'LAŞK

 


İki ayrı yerden doğan ve kilometrelerce  birbirinden habersiz ve ayrı ayrı akan, onca vadilerden, engebeli arazilerden geçen, zaman zaman menderesler çizerek dinlenen zaman zaman coşkuyla denizine ulaşmaya çalışan bu iki ırmak, yollarının sonuna doğru birleşerek tek nehir olarak kendi denizine akacaktır.

13 Ekim 2026 Salı

BİR SONBAHAR HİKAYESİ



Her şey bir gün içinde oldu,

Sabahleyin her şey normaldi.

Bu gördüğünüz istasyon 

İlk defa böyleydi. 

Onun gelmesiyleydi,

Büyük bir değişiklik oldu.

Meselâ, kuşlar o gün

Yalnızlıklarını unutuverdiler.

Bu şimdi sararmış yapraklarıyla duran ağaç

Kimsesiz bir evsiz gibi geliyordu.

Ağaçların hemen arkasındaydı,

Çay bahçesini gördük,

Baktık, insanlar keyifli keyifli 

Çaylarını içiyorlardı.

Bir iki saat sonraydı, baktık,

Gün yavaş yavaş başlıyordu yaşamaya

Her şey sanki o anda hazırlanıyordu,

Hayatlarını yaşamaya.

Dolmuşlar, trenler, vapurlar 

Bir daha boşalmamak üzere doluyorlardı.

Aklımızdan geçen bir yeri, bir anda

Bulmuş olabilir miydik dünyada?

Her ağacın her taşın olduğu gibi

Bizim de bir yerimiz olacak mıydı?

Simitçi tezgahındaki çocuk, 

Oturmuş bizi mi seyrediyordu?

Yaşımıza baktı sanki, kendi kendine

Neden bu kadar geç geldiğimizi mi sordu.

Şimdi bu fevkalade gün geçip gidecek,

Ne kadar kolay bir tesadüf !

En başta yalnız biri olarak gelmiştim İstasyona

Bu tesadüften önce.

Her şey yerini alacak mıydı, sırası geldiğinde,

Acaba biz bütün bunları görüyor muyduk?




İlhan Berk, Hikaye şiirinden esinlenme.



7 Ekim 2026 Çarşamba

AŞKIN RİTMİ

 



Bayan Y. ve ben dünyanın en uyumlu aşığıyız. Birimiz konuşurken diğeri kalbiyle dinler. Ben ve o kısa zamanda birbirimizin aşkını kazanabildiğimiz için çok mutluyuz.




6 Ekim 2026 Salı

Aşkİstanbul B1 (Çay, Simit)

         

              Rapunzel'e ithafen seriye başlangıç 


İki insanın birbirine duyduğu aşk,
İstanbul'un ruhuyla yıkanır. Şehir sadece bir
arka plan veya dekor değil; aşkın üçüncü bir      ortağı, şahidi ve en büyük destekçisi haline gelir.
Kısacası "Aşkİstanbul", yaşanılan aşkın büyüklüğünü ve hissettirdiği yoğun duygusallığı ancak İstanbul gibi kadim, dertli ve muazzam bir şehrin ihtişamıyla açıklayabilme çabasıdır. Şehir sevgilileşir, sevgili İstanbullaşır. İstanbulaşk olur, Aşkİstanbul....

5 Ekim 2026 Pazartesi

İNCEPTİON!

  

Sirkeci merdivenleri dört katmanlı rüya gibi, çıktıkça bilince ulaşıyorsun.




 

CIVILTILARDAN

 



Demiştim ki: Bizi yan yana görünce bir şeyler olduğunu anlıyorlar..
Demiştin ki: Evet.. yakıştırıyorlar..
:
:
Dedim ki: Hayır. Onlar yakıştırmıyor.. Biz yan yana gelince, "aşk görünür hale geliyor"...
 
Örneğin: Trende; yanında oturan kadının, "görüneni görüp", gülerek yan koltuğa kayıp, bana yer açması gibi:)))