11 Ağustos 2015 Salı

GİDE GİDE 8



[ "FİKRET OTYAM'I KAYBETTİK"

Arkadaşımız, Fırat nehrinde 
bindiği salın devrilmesiyle
sulara kapılıp boğuldu. 

Üzüntüyle haber aldığımıza göre, on gün önce Fırat nehrinde röportaj yapmak üzere yola çıkan arkadaşımız Fikret Otyam, Bükdüzü denilen yerde Karakaya baraj bmlgesinde Bükdüzü şelalesini geçerken salın alabora olmasıyla sulara kapılıp boğulmuştur.
Uzun aramalardan sonra cesedi bulan köylüler, durumu jandarmaya bildirmişler, ilgili makamların acı haberi Ankara Büromuza iletmesi üzerine iki arkadaşımız derhal uçakla olay yerine hareket etmiştir.

HAYIR...

Hayır ölmedim. Ramak kalmasına rağmen bu kelli de savuşturdum. Ama salın üzerinde, o korkunç, o fabrika gibi gürül gürül gürüldeyen suları, şelâleleri geçerken, hep ölümümü, ölümümün nasıl duyulacağını, bunun gazeteye nasıl yazılabileceğini, arkadaşlarımın cesedimi almak için buralara nasıl geleceklerini, sevdiklerimi, pek az olan sevmediklerimi, seçimleri kimin kazanacağını göremiyeceğimi, bu güzel halk için artık çalışamıyacağımı, gökyüzünü, çiçekleri, kuşları artık göremiyeceğimi, türkü dinleyemiyeceğimi, sevişemiyeceğimi düşünüp duruyordum(...)]

Yukarıdaki başlık ve sözlerle başlıyordu Fikret Otyam'ın "Gide Gide 8" adlı, elimdeki baskısı 1966 olan Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan Gezi Notlarını derlediği kitabı.
Kalemi ve fotoğraflarıyla Anadolu Halkının; nehir kenarında, denizde tam deyimiyle izbelerde, aylarca kar altında o bitmeyecek gibi görünen çileli yaşantısını ve bu koşullar önündeki direncini anlatan Fikret Otyam, Fırat'ın gazabından kurtulduktan yaklaşık 50 yıl sonra böbreklerine yenik düştü. Azgın Fırat'a direnen Fikret Otyam yaşama umudunu hiç kaybetmedi ölüme de sonuna kadar direndi.

Hiç yorum yok: